GÜNDEM
Giriş Tarihi : 29-10-2021 16:18   Güncelleme : 29-10-2021 16:18

Anıtkabir'de Atatürk'ün o sözüne polis engeli: İzin verilmedi!

Mustafa Kemal Atatürk’ün kalpaklı portresinin ve “Bağımsızlık Benim Karakterimdir”, “Emperyalistler, İşbirlikçiler, Geldikleri Gibi Gidecekler” sözünün yazılı olduğu bayrakları taşıyan HKP'ye, Anıtkabir'de polis engeli.

Anıtkabir'de Atatürk'ün o sözüne polis engeli: İzin verilmedi!

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) üyeleri, Cumhuriyet Bayramı’nın 98’nci yıl dönümünü kutlamak için Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna Anıtkabir’e çıkmak istedi. Ancak HKP üyeleri Anıtkabir’e yine alınmadı.

HKP üyelerinin 29 Ekim’de Anıtkabir’e yürüyüşüne polis izin vermedi. HKP üyeleri son dört yıla kadar 23 Nisan’da, 19 Mayıs’ta, 30 Ağustos’ta, 29

Ekim’de ve 10 Kasım’da Anıtkabir’e, üzerinde Mustafa Kemal Atatürk’ün kalpaklı portresinin ve “Bağımsızlık Benim Karakterimdir”, “Emperyalistler, İşbirlikçiler, Geldikleri Gibi Gidecekler” sözünün yazılı olduğu bayraklarla Anıtkabir’i ziyaret ediyordu.

POLİS YÜRÜYÜŞE İZİN VERMEDİ

Cumhuriyet’in kuruluşunun 98’nci yıl dönümünü kutlamak için Tandoğan Metro Durağı önünde bir araya gelen HKP üyeleri Anıtkabir’e yürümek istedi. Polis yürüyüşe izin vermedi. HKP üyeleri engellemeyi protesto etti.

HKP’liler adına HKP Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Av. Ayça Okur basın açıklaması yaptı. 

Okur açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"29 Ekim ruhuyla, inancıyla Laik Cumhuriyet’e sahip çıkmaya devam edeceğiz! Laik Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına saygı, sevgi ve hürmetlerimizi sunmak için geldiğimiz Anıtkabir ziyaretimiz engelleniyor. Deniyor ki bize; elinizdeki Mustafa Kemal’in kalpaklı portresinin ve onun mücadelesinde temel olan Bağımsızlık Benim Karakterimdir bayraklarını bırakın. Asla! Ayşe, Fatma, Hasan, Mehmet Anıtkabir’e girmiş ne fayda. Tek tek Ayşe’yi, Hatçe’yi, Mehmet’i, Hasan’ı kalpleri güm güm atan bir bütün yapmış, yedi düvele meydan okutmuş, zafere götürmüş o söz olmadan Anıtkabir’e girmek bir anlam ifade etmez, edemez! İşte bu bayraktaki sözdür 'Söz konusu vatansa gerisi teferruattır' diyerek Emperyalist düşmana saldırtan. İşte biz böyle bir ülkü için mücadele ediyoruz. Ve inatla bu mücadelemiz devam edecek.

'VAHDETTİN’LERİN GÜNÜMÜZDEKİ TEMSİLCİLERİNİ İKTİDARA TAŞIDILAR'

Mustafa Kemal önderliğinde kurulan Laik Cumhuriyet; topraklarımızı işgal eden Emperyalist Yedi Düvele ve bu Emperyalist Canavarlara topraklarımızı, Halkımızı sunan Saltanat Sevicileri Ortaçağcı Gericilere karşı kurulan bir savunma kalesi idi. Yıktılar bu kaleyi. 98 yıl önce geldikleri gibi gönderdiğimiz Emperyalist Yedi Düvelin günümüzdeki temsilcileri olan ABD ve AB Emperyalistleri, 98 yıl önceki Vahdettin’lerin, Damat Ferit’lerin, Nemrut Mustafa Paşa’ların, Ali Kemal’lerin günümüzdeki temsilcileri olan AKP’gilleri iktidara taşıdılar.

Emperyalizm ve Ortaçağ gericiliği, mazlum uluslara örnek olan Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın zaferle taçlanmasının, yerli işbirlikçileriyle birlikte kendi gemilerine bindirilip gönderilmelerinin acısını hep yaşadılar. İntikam saati için, yani Laik Cumhuriyet Kalesini yıkmak için birlikte başladılar gerici çalışmalarına. İşte AKP’giller, FETÖ ve her biri yılan yuvası tarikatlar, cemaatler bu gerici çalışmaların ürünüdür. ABD Emperyalistlerinin yönetiminde, elbirliğiyle yıktılar hep kin duydukları laik Cumhuriyet’i, halk düşmanlarına karşı kurulan savunma kalesini.

Önce Laik Cumhuriyet’in yıkılmasına direnç gösterebilecek burçları bombaladılar. Türk Ordusu’nun gururunu kırmak için başına çuval geçirdiler, Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy vb. adlı CIA operasyonlarıyla Mustafa Kemal’in Ordusuna diz çökerttiler, 15 Temmuz Ganimet Paylaşım Savaşı’yla da yere serdiler. Üniversiteleri, bütün eğitim kurumlarını Peşaver Medreselerine, Yargıyı AKP’gillerin Hukuk Bürosuna, Yüksek Seçim Kurulunu da seçim bürosuna dönüştürdüler.

“NE KADAR KURUM, ESER, FABRİKA VARSA YIKTILAR, PEŞKEŞ ÇEKTİLER”

Mustafa Kemal ve laik Cumhuriyet ile özdeşleşen ne kadar kurum, eser, fabrika varsa ya yıktılar ya da peşkeş çektiler. Lozan’a, Mavi Vatan’a, Montrö’ye sahip çıkmayı suç haline getirdiler. Ve Lozan ile kazandığımız Ege’deki 20 Adamızı, 100 yıl önce yakarak yıkarak kaçan ve denize döktüğümüz Yunanlara, emperyalist efendilerinin emri doğrultusunda peşkeş çektiler.

Şimdi biz yurtseverlerin, biz gerçek devrimcilerin bir şeyler yapmasının zamanı. Görev bizlerin omuzlarında. ABD emperyalistlerine ve yerli satılmışlara, Ortaçağcı gericiliğe karşı hiçbir gücün yıkamayacağı, Birinci Kuvayimilliyeciliğin devrimci, kutsal, Mustafa Kemal gelenekli Cumhuriyet Bayrağı başımızda, yepyeni bir savunma kalesi inşa etmek zorundayız."

HKP üyeleri açıklama sırasında, “Yaşasın Cumhuriyet Bayramımız”, “Emperyalistler, İşbirlikçiler, Geldikleri Gibi Gidecekler”, “Bağımsızlık Benim Karakterimdir”, “Mustafa Kemal Ölümsüzdür” sloganları attı.