SİYASET
Giriş Tarihi : 19-12-2021 11:51   Güncelleme : 19-12-2021 11:51

“Yerli Malı ve Tutum Haftası” günümüz şartlarına göre yeniden uyarlanmalıdır.

CHP Adapazarı İlçe Başkanı Füsun Çetin; Dünyada ilk kez bizim uyguladığımız “Yerli Malı ve Tutum Haftası” günümüz şartlarına göre yeniden uyarlanmalıdır. ‘Yerli Malı Yurdun Malı, Her Türk onu kullanmalı’ sloganı gerçek anlamda hayat bulmalı ve bu bilinç tüm ülkeye yayılmalıdır.  

 “Yerli Malı ve Tutum Haftası” günümüz şartlarına göre yeniden uyarlanmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk döneminin planlı karma ekonomisinin bize tavsiye ettiği Cumhuriyet değerlerini terk ettiğimiz için uçuruma doğru yuvarlanıyoruz. Artık küreselleşmenin gözleri, bilinçleri, vicdanları kör eden büyüsünden kurtulmalıyız. Bugün itibarıyla milyonlarca işsizimiz var. İçinde bulunduğumuz ekonomik çıkmaz ve üzerine yaşanılan pandemi sürecinde, kapanan çok sayıda iş yeri görüyoruz, çarşıda alışveriş yok ve ekonomimiz tam anlamıyla dibe vurmuş bir hâlde. Üretimi planlamayan, üretime yatırım yapmayan, sadece ithalat yapan bir ekonomi modelinde refahı yakalamak mümkün değildir. Atatürk’ün karma ekonomik modeline daha sıkı sarılmanın vakti geldi de geçiyor bile. Ülkemizin iktisadi yönden kalkınması ve bağımsızlığımızın korunması için Yerli Malı üretimi ve kullanılmasının fikri temelleri 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi’nde atılmıştı.  
Yerli üretim ve tüketim dengelerini bir devlet politikası hâline getirmeliyiz. Yerli malı 869 barkotlu ürünleri tercih etmeliyiz. İşsizliğin çözülmesi buna bağlıdır. Unutulmamalıdır ki, tüketilen her yerli malı, bir işsize iş demektir. Durma noktasına gelen üretimi canlandırmanın en iyi yolu yerli malına yönelmektir. Yanlış ekonomi politikaları yüzünden bugün maalesef yeterince üretim yapmıyoruz, her şeyi dışarıdan alır hale geldik. Ortaya çıkan dış ticaret açığı cari açığı da büyüttü. Elbette ki, ‘Her şeyi biz yapalım’ demiyoruz. Yabancı sermayeye elbette karşı değiliz. Sermaye gelmesin demiyoruz. Gelsin; ancak, Yeni bir istihdam alanı yaratsın diyoruz. Türkiye’nin stratejik sektörleri olmalıdır.
Bugün; ‘’Siz Üretmeyin Tüketmekle Meşgul Olun’’ Diyenler,
Yarın; ‘’Siz Düşünmeyin Biz Sizin Yerinize Düşünürüz’’ Diyecekler
Türkiye’de tüketim toplumu modeli AKP iktidarı tarafından beslenip büyütülmüştür. Yerli Malı Haftası, iktidar tarafından bir taraftan unutturulmaya çalışılıyor. Diğer taraftan Cumhuriyet kazanımları birer birer elden çıkarılıyor. Böylelikle, üretmeyen, tüketen bir toplum haline getiriliyoruz. Çünkü, ithal mallardan aldığı vergi ile, hasta ekonomimizi ayakta tutmaya çalışan bir iktidar anlayışı var. Tasarrufun önemini kavramak ve kavratmak ulusal bir zorunluluktur. Yaşadığımız günlerin Düyun-u Umumi yönetimine gittiğimiz yıllara çok benzediğini söylesek pek de yanılmış olmayız. Şimdi soruyorum! Tutumlu olmak, tasarrufun önemini kavramak ve kavratmak ulusal bir zorunluluk değil midir? Hepimize bu konuda düşen görevler var, kişisel olarak ve ülke olarak hassasiyetlerimizi bu konuda geliştirmeliyiz. İçinde bulunduğumuz ekonomik ortamın tek kurtuluş reçetesi budur.  Biz üretelim ki, bizim sanayicimiz, üreticimiz kazansın, bizim işçimiz kazansın! Biz üretmeden bir yandan ithal ettikçe farkında olmadan topraklarımızı kaybediyoruz. Hatırlayalım limanlarımız, şeker fabrikalarımız ve daha niceleri satıldı. 1940’larda İspanya ve Hollanda’ya uçak gövdesi ve uçak imal eden bir ülke konumunda iken bugün dışarıdan buğday,saman, getiren, hatta topraklarını Katarlılara, Araplara satan bir ülke konumuna geldik.
Dünyada ilk kez bizim uyguladığımız “Yerli Malı ve Tutum Haftası” günümüz şartlarına göre yeniden uyarlanmalıdır. ‘Yerli Malı Yurdun Malı, Her Türk onu kullanmalı’ sloganı gerçek anlamda hayat bulmalı ve bu bilinç tüm ülkeye yayılmalıdır.